MÜZİKSEL-RİTMİK ZEKÂ VE MESLEKLERİ

Nörolojik bakış açısından müzik zekası (ritmik zekâ), zekâ türlerimizin ilk önce gelişenidir. Bebek anne karnındayken  dışarıdan gelen seslere tepki verir. Ritm, ses, titreşim bebeklikten itibaren psikolojimize iyi gelmektedir. Bu yüzden büyüklerimizi bebekleri uyuturken ninni söylerler. Ayrıca uzmanlar klasik ve enstrümantal müziklerin anne karnında bebeğin zeka gelişimi için büyük katkısı olduğunu belirtmektedirler.

Müziksel – Ritmik Zekâ, sesler, notalar, ritimlerle düşünme, farklı sesleri tanıma ve yeni sesler, ritimler üretme, ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlı olabilme becerisidir.

Müziksel Zekâya Sahip İnsanların Özellikleri

-İnsan sesi ve çevreden gelen sesler gibi çok farklı seslere karşı duyarlıdır, dinler ve tepkide bulunur.

-Müziği yaşamında kullanmak için fırsatlar oluşturur.

-Seslerle nota ve ritimlere karşı özel bir ilgiye sahiptir.

-Müziği hareketlerle birleştirerek farklı figürler ortaya çıkarabilir.

-Müziksel enstrümanlara karşı ilgilidir. Enstrümanları kullanmayı kolaylıkla öğrenebilir.

-Orijinal müzik kompozisyonları oluşturabilir. -Ritim tutar.

-Öğrendiği şarkıları mırıldanarak gezer.

Müziko-terapi
Müziko-terapi bir şey duymuş olabilirsiniz. Anlıyacağınız stres ve kaygınızı müzikle tedavi edebilirsiniz. Ancak herhangi bir müzikle değil elbette. Ünlü Türk-İslam filozofu Farabi, Türk Müziği makamlarının insan psikolojisine olan etkileri üzerine çalışmıştır. Farabi’ye göre makamların insan psikolojisine olan etkileri şöyledir: Rast makamı: İnsana neşe/huzur verir. Isfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti, güven hissi verir. Uşşak makamı: İnsana gülme hissi verir. Hüseyni makamı: İnsana sükûnet, rahatlık verir…

Müziko-terapinin önde gelen temsilcilerinden birisi Rahmi Oruç Güvenç’tir. Hem psikiyatr hem de müzisyen olan Güvenç, müzikle tedavi konusunda uluslararası bir otoritedir. Bu makamlara örnek müzikler istiyorsanız şu web sitesini ziyaret etmenizi öneririz: www.tumata.com/makamlar.html

Müziğin terapi amacıyla kullanılmasına Batı’da da rastlanmaktadır. Bunun örneklerinden birisi Dr. Alfred Tomatis’tir. Fransız Tıp ve Bilim Akademileri üyesi Dr. Alfred Tomatis’e göre beyin hücrelerindeki elektriksel enerjinin azalması konsantrasyonun bozulmasına ve yorgunluğa sebep olmaktadır. Bu durumda beynin de, piller gibi şarj edilmesi gerekiyor. Tomatis beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri olarak, 5000 ile 8000 Hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesini keşfetmiştir. Bu frekans aralığındaki seslerin Mozart’ın müziklerinde çok sayıda mevcut olduğunu tespit etmiştir. Bu yöntem hakkında bkz., www.tomatis.com.tr

Dr. Alfred Tomatis’in çalışmalarının yankısını Yrd. Doç. Dr. Osman Coşkun’un önerilerinde görebiliyoruz. Erciyes Üniversitesi (EÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Coşkun, ÖSS’ye hazırlanan öğrencilerin daha başarılı olabilmeleri için beyin enerjilerini yükseltmeleri gerektiğini, bunun da 5000-8000 Hz. frekans aralığında sevdikleri müziği dinleyerek rahatlıkla sağlanacağını bildirdi.
Mutlu olmanın yollarından birisinin müzik olduğunu ve beyni ders çalışmaya istekli ve hazır hale getirilmesinde önemli bir görev üstlendiğini ifade eden Coşkun, insan beyninde 100 milyar hücre bulunduğunu ve her bir hücrenin mikro elektrotlarla uyarıldığında +70 milivolt enerji ürettiğini anlattı. 

İnsan vücudunda enerjisiz hiçbir şeyin gerçekleşmediğini vurgulayan Coşkun, şu bilgileri verdi: ”Beynin, elektriksel olarak şarj edilmesinde kulaklar kaynak görevi görmektedir. Beyin hücrelerindeki elektriksel enerjinin azalması dikkat bozulmasına ve bitkinliğe sebep olmaktadır. Bu durumda beynin de bilgisayar gibi şarj edilmesi gerekir. Beyin hücrelerinin enerjiyle şarj edilmesi yollarından biri, 5000 ile 8000 Hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden müziklerin dinlenmesidir. Bu frekans aralığındaki seslerin bazı müziklerde çok sayıda mevcut olduğunu bilinmektedir.”

Zekânın bütün çeşitlerinde, sinir hücreleri olan nöronlar arasındaki bağlantıların büyük belirleyiciliğinin bulunduğunu dile getiren Coşkun, ”Müzik dinlemenin veya bir müzik aleti çalmayı öğrenmenin, çocuklar üzerine ne gibi tesirler yaptığı üzerinde yapılan araştırmalarda, sinir hücreleri arasında oluşan ağların, düşünmede ve öğrenmede önemli rol oynadığı görülmüştür” diye konuştu. 

Yoğun bir ders çalışma programı uygulamak durumunda olan ÖSS’ye hazırlanan öğrencilerin, sınavda başarılı olmalarını sağlayacak çalışmayı gerçekleştirebilmeleri için yeterli duru beyin enerjisine sahip olmaları gerektiğine işaret eden Coşkun, şöyle devam etti: ”Nasıl ki şarjla çalışan cihazlar, önce şarj edilir sonra kullanılırsa, öğrencilerin beyinlerinin de önce şarj edilip, sonra çalışmaya başlamaları iyi olur. Bundan dolayı, öğrencilere derse başlamadan önce 5000 ile 8000 Hz. arasında yüksek frekanslar ihtiva eden sevdikleri müzikleri dinleyerek beyin enerjilerini yükseltmelerini öneriyoruz. Ders çalışma sırasında her ders için hatta her konu için farklı bir müzik dinlemeleri yararlı olur. Çünkü hafızaya bilgiler müzikle birlikte, çağrışım esasına göre kaydedilir. Ders çalışma sırasında dinlenen müziği daha sonra hatırlamak kolaydır. Müzik hatırlandığında ise bu müzikle birlikte kaydedilen bilgiler kolaylıkla hatırlanır.”Coşkun, ders çalışılırken enstrümantal müzik dinlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, buna gerekçe olarak da insan beyninin söze odaklandığı zaman veriminin düşmesini gösterdi.

Müziksel-Ritmik Zekaya sahip öğrenciler genelde şarkıcı, besteci, müzisyen, orkestra şefi, müzik eleştirmeni gibi mesleklere yönlendirilebilir.

Müzikle terapi hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız “Müzik ve Hareket Tedavisi Geleneği” yazımı okuyabilirsiniz.

 

KAYNAKLAR

http://www.akillidershane.org/yazaroku.php?yaziid=22

http://www.gkgk.sakarya.edu.tr/?sec=c4

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>