PLANLI DERS ÇALIŞMANIN ÖNEMİ

Öğrencilere, öğretmenleri ve velileri tarafından okuldan sonra gün içerisinde nasıl çalışması gerektiği konusunda tavsiyeler vermektedirler. Çoğu zaman bu tavsiyeler sıkıcı plan tabloları şeklinde öğrencilere verilmektedir. Öğrencilere sanki bir robot gibi davranmaları istenmektedir. Bunun yerine öğrencilere esnek bir plan hazırlanmalıdır. Bu durum hem öğrenciyi sıkmayacak, hem de öğrenciye tercih etme hakkı tanınmış olunacaktır. Planı hazırlayan öğretmen veya veli öğrenciye o gün içerisinde hangi etkinliğe ne kadar zaman ayırması gerektiğini belirtmelidir. Öğrenci dilerse okuldan gelir gelmez ders çalışmalı, dilerse televizyon izledikten sonra çalışmalıdır. Buna en iyi karar verecek kişi öğrencidir. Eğer öğrencinin çalışma isteği yoksa veli ve öğretmen olarak ne kadar zorlarsanız zorlayın verim elde edilememektedir.

Esnek Çalışma Planı Nasıl Hazırlanmalıdır?

  1. 1.     Öğrencilere aşağıdaki soruları cevaplamalarını isteyin;
  • Uykudan kalktığınız saat,
  • Kahvaltınızın bittiği saat,
  • Okula gidiş ve okuldan geliş saatiniz,
  • Ulaşımda geçirdiğiniz süre,
  • Ders çalışmaya ayırdığınız süre,
  • Ders dışı etkinliklere ayırdığınız süre,
  • Dersi tekrar etmek için ayırdığınız süre,
  • Ödev ve araştırmalara ayırdığınız süre,
  • Uykuda geçirdiğiniz süre.

 

  1. 2.     Yukarıdaki sorulara ilave olarak öğrencilere şu soruları yanıtlamalarını isteyin;
  • Verimli ders çalışma saatiniz:
  • Okul ders planını yazınız:
  • Üniversite hazırlık bölümünüzü(Sayısal/Sözel/Eşit Ağırlık) yazınız:

Yukarıdaki cevaplara uygun olarak her öğrenciye özgü çalışma planı hazırlanmalıdır.

Bir Hikaye:

Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra;
- “Bu gün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi.

Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsü-nün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.

Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve;

- “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Öğrenciler hep bir ağızdan
- “Doldu” diye cevapladılar.

Profesör ;

- “Öyle mi?” dedi.
Kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı.
Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha;

- “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Bir öğrenci;

- “Dolmadı herhâlde” diye cevap verdi.
“Doğru” dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş tüm kum taneleri taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döktü.
Gene öğrencilerine döndü ve;

- “Bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.

Tüm sınıftakiler bir ağızdan;
- “Hayır” diye bağırdılar.
“Güzel” dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşaltı.

Sonra öğrencilerine dönerek;
- “Bu deneyin amacı neydi” diye sordu.
Uyanık bir öğrenci hemen;

- “Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı.
Profesör;

“Hayır, bu deneyin esas anlatmak istediği; Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun içine koyamazsın gerçeğidir”.

Her öğrenci bu hikâyede olduğu gibi kendisi için neyin önemli neyin önemsiz olduğunu saptamalıdır. Kavanozunu onlara göre doldurmalıdır. Yani öğrenci kavanoza önce yapmak zorunda olduklarını, daha sonra yapmak istediklerini yine önem sırasına göre koymalıdır.

Kaynak: http://www.kigem.com/zamani-duzenleme-ve-planli-calisma-2.html

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>